Siyasi partiler çiftçiyi hatırladı ama…

Çok zamandır televizyon izlemiyorum.
Haberlere hiç bakmıyorum.
Onlar da iki kutuba ayrılmış durumda.
Haberlerin ana ekseni Tayyip Erdoğan ve diğerleri.
Horoz dövüşü yani.
Fakat 80 yaşına az kalmış eski siyasetçi ve çiftçi-köylü olan babamla kaldım uzun süre.
Hiç haber kaçırmıyor. Muhalefet etmeyi seviyor ve izliyor.
Kulağı az duyduğu İçin de Sesi sonuna kadar açıyor.
İstemeden de kulak kabartmış oluyorum.
Bir ara Tv 5’te Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu denk geldi babam kanalları gezerken.
Genel Başkan video konferans yöntemiyle “ çiftçi mitingi” adıyla çiftçilerin sorunlarını dinliyordu.
Canlı yayında Türkiye’nin değişik yerlerinden onlarca çiftçi konuştu.
Çiftçiler bildik sorunlarını aktardılar.
Çiftçilerin durumunu yakından bildiğim için asıl Temel Beyin ne diyeceğini merak ettim.
Ve bu defa bekledim.
O da bu konuşmaları rapor haline getirip hükümete sunacaklarını söyledi özetle.
Öncelikle bir partinin digital ortamda da olsa çiftçilerle olması ve canlı yayınlamasını önemsiyorum.
Hem tv5 hem de bir parti sonunda tarımı hatırlamış .
Ama ben şunları da beklerdim:
-Temel bey stüdyoda tek başınaydı. Yanında parti içinden tarımla ilgili ( sorumlu) bir veya bir kaç kişi olsaydı sanki.
-Saadet partisi hükümetin alt kolu değil. Raporu sunmak İçin.
Zaten hükümet çiftçilerin neyi var neyi yok iyi biliyor. Sadece yapmıyor o kadar.
-iktidar adayı iddiasındaki bir parti çiftçilerin sorunlarını ve çözümlerini bu toplantı öncesi analiz eder, onların karşısına hazırlıklı çıkar.

“hükümet beceremiyor” kuru muhalefeti yerine “ bizim iktidarımızda şunları yapacağız “ çözümü sunabilir.

Mesela en çok şikayet girdi maliyetleri.

Saadet partisi mazota nasıl bir çözüm öneriyor.

Gübre fiyatları İçin ne planlıyor?

Köylerin boşalmasının önüne geçmek için bir olanı var mı?

Çobanlara kız verilmesi için en azından onları “ sigortalı” yapmayı düşünüyor mu?

Türkiye’nin hayvan ithal etmemesi için projesi nedir?
Daha sayabilirim.

Demem o ki genel başkana canlı yayın fikrini verenler bir iki gübreciyle, akaryakıtçıyla, tarım gazetecisiyle, tohumcuyla , çiftlik sahibiyle … görüşüp çok güzel bu fikrin içini daha da doldurabilseydi keşke.
Oysa Rahmetli Erbakan döneminde bırakın haftada bir basın toplantısı yapmayı sadece buğday fiyatları veya sadece kuraklık İçin üstelik de bir genel Başkan yardımcısı çıkıp görüş bildirir öneride bulunurdu.
Bu durum elbette diğer partiler için de geçerli.
Kuraklık olmasa tarımı çiftçiyi hatırlayan yok nerdeyse.
Bir kaç cümle -o da içi boş – o kadar.
Muhalif tv kanalları da her saat öldük bittik haberi veriyor. Ajans kameraları köylere gidiyor , ( muhabir de yok yanında) belli cümleyi kuranlar habere konu oluyor.
Bu kadar bilinçli olumsuz haber tarıma fayda mı verir zarar mı?
Ayrıca madem bu kadar çiftçiyi seviyorsunuz ; neden kuraklıkla ilgili çözüm öneren uzman konuştur muyorsunuz?
Neden kuraklıkta iş yapacak yeni nesil organik katkılı Gübre üreten yerli firmaları davet etmiyorsunuz?
Neden çobanlara sigortaya destek vermiyorsunuz?
Suyun ve toprağın hafızası çok güçlüdür.
Kötü çirkin şeyleri aynen iade eder; severseniz o da ya şifa olur ya bol ürün verir.

Tarım çok canlı stüdyo ışıkları altında ahkam kesmekten çok öte bir şeydir.
Hadi mesela İsmail Küçükkaya bir sabah kuşağını 100 başlıklı bir işletmede sunsun.
Diğeri bir buğday tarlasında.
Bir diğeri meyve bahçesinde.
Öteki dağda çobanların yanında sunsunlar haberleri.
Velhasıl tarımı iyi konuşmazsak bindiğimiz dalın kesilmesi an meselesi.
Tarım bırakın siyaset malzemesi olmayı insanüstü bir konudur ve çok naziktir.
Yanlış anlaşılmasın bu görüşümden hükümetin politikalarını savunduğum anlamı çıkmaz.
Daha önceki yazılarımda “ İstanbul danışmanları ve bazı bürokratlar Tayyip Erdoğan ‘ın altını oyuyor ( ya da oyulmasına göz yumuyor) “ diyen de benim.
Hükümeti başka yazılarımda çokça ele alacağım.
Sonuç olarak ,tarıma ait somut önerisi ve icraat paketi olmayan siyasiler boşuna konuşmuş olur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir