Devletçilik teorisi dersi, Mustafa Şeref Özkan ve Bilsay Kuruç

Türkiye Cumhuriyeti 1920’lerde millileşme yönünde adımlar attı. Devlet sadece Şimendüfer Politikası olarak adlandırılan demiryolları projesinde ve aşar vergisi yerine onun boşluğunu doldurmak için kurulan tuz, kibrit, alkollü içkiler tekellerinde vardı. Ekonominin sanayileşmesi, Osmanlı döneminde özel sektörü sanayileşmede teşvik amaçlı çıkan kanunun 1927 yılında sona ermesi üzerine, SANAYİİ TEŞVİK KANUNU adı altında yenilenmesi ve İzmir İktisat Kongresi sessiz sonuçlarından, sanayiin özel sektör eliyle gelişmesi amacı doğrultusunda hareket etti.

1920’ler ekonomi açısından MİLLİLEŞME yönünde atılan adımların olduğu yıllardı. 1930’lar ise 1929 buhranı ve Lozan’ın en önemli ekonomik sonuçlarından olan Gümrük Vergilerini belirleme yetkisinin Türkiye Cumhuriyetinin eline geçmesi ertesinde MİLLİLİK POLİTİKASINA, DEVLETÇİLİK POLİTİKASI DA eklenerek ekonomi de DEVLET ELİYLE MİLLİ EKONOMİ POLİTİKASI geliştirildi.

Bu politikaların teorisyeni 27 Eylül 1930 – 8 Eylül 1932 tarihleri arasında İktisat Vekilliği (Ekonomi Bakanı) yapan Mustafa Şeref Özkan’dı. Mustafa Şeref Özkan, 8 Eylül 1932 tarihinde; 1930’ların başından itibaren mili ekonomi modelini, devletçi milli ekonomi modeli ile değiştirme girişimlerinde aldığı yol ve 2 Mart 1932 tarihinde hükümetçe onaylanan, 10 Mart’ta meclise gönderilen İş Kanununun dolayısı ile İstanbul sermayesi ve meclisteki temsilcilerinin açıkça bundan rahatsız olmaları sonucunda, istifa etmesi ile sonuçlanmıştır.

Prof.Dr.Bilsay Kuruç- Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi sf.362’de Mustafa Şeref Özkan’ın devletçilik tanımı aşağıdaki gibidir.

Bir milletin iktisadi vaziyeti, o milletin medeniyette aşamasını ifade eder. Milli iktisat mefhumu da şu ibarede özetlenebilir. Memleket dâhilindeki iktisadi menfaatler kendi kendine ve alabildiğine anarşik bir surette faaliyet ve harekette bulunmayacaklardır. Onlar yüksek bir ahenk ve muvazeneyi temin etmek (uyum ve dengeyi sağlamak) İçin bir noktaya doğru yöneltileceklerdir. Fakat bu noktaya yönlendirildiklerinde, devletin faaliyeti, ferdin faaliyeti yerine geçmeyecek, devlet ferdin faaliyetinde ne gibi engeller varsa onları bertaraf edecek, ferdin faaliyetlerinin birbirlerini silecek, birbirlerine zarar verecek surette yürümelerine mani olarak, onları tüm topluluğun ortak ve genel menfaatini kollayacak surette sevk ve tevcih edecektir. Her fert, özel girişiminde bilinçli hareket edecek ve iktisadi faaliyette diğer ferdi çıkarları kendisi tamamlayacak ve yine kendisi oluşmuş bir organizmanın küçük parçası olduğunu kavrayacaktır. Hükümet, devletçilik dendiği zaman bunu anlar ve bu amacı sağlamak için müdahaleyi esas tutmuştur. “

Mustafa Şeref Özkan’ın bu devletçilik tanımından sonra kitabın yazarı hocam Prof.Dr.Bilsay Kuruç devletçilik tanımı konusunda kendi görüşlerini şöyle ilave etmiş; “Bu ekonomide egemen noktaları elinde bulunduran devlettir. Özel kesimin milliliğini sağlayacak araçlar bu sayede oluşur. Ekonomide millilik, sermayenin yerli ellerde birikmesidir. Bunun araçları hem milli sermayeye doğrudan yapılacak tahsisler, hem de dolaylı tahsislerin yapılmasını sağlayan piyasa araçlarıdır. Bu genel kuralın işleyebilmesi için işçi-işveren ilişkileri çağın ölülerine uyularak düzenlenecektir. İç ticarete rekabet ilkeleri yansıyacaktır. Dış ticaret bir buhran kaynağı olmayacak ve günün koşullarına göre, gerekiyorsa denetlenecektir. Sanayi öncelikle özendirilecektir. Sanayide mülkiyetin milli olması, sanayi kuruluşlarının verimli işlemesi ve sanayiin devletçe çeşitli sektörlere verilen teşviklerle korunması esastır. Unutulmaması gereken bir nokta; sanayi finans kapitalce yönetilmeyecektir.

Devletçilik, sanayide birikime öncelik veren bir sistemdir. Hangi kesim sanayide hızlı gelişebilirse, orada birikim daha çok artacaktır. Devlet ile özel kesim bu birikimi arttırmak için yarışacaklardır.”

Bu yazı, Türkiye’de devletçilik kuramının, hem teorik hem de uygulamanın içinden gelen üstatların tecrübelerinin bir özetidir.         

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir