Ekonomik entegrasyon nedir?

     ”Entegrasyon” kavramı tıpkı iktisatta kullanılan birçok kavram gibi Latince kökenlidir. Latince kullanımı (integratio) yenilemek anlamını taşımaktadır. 1920 yılında, ”entegrasyon” kelimesi Oxford İngilizce Sözlüğü’nde ”parçaları bütünün içinde birleştirme” anlamında ilk kez karşımıza çıkmaktadır.

     Bu kelime İktisadi literatürde ilk kez işletmelerin agreement, kartel, concern, trost, merger gibi tüketicilere arz ettikleri mallarda dikey entegrasyonlarını belirtmek hedefi ile kullanıldığı görülmektedir. Esas olarak ayrı ülkelerin ekonomilerinin bir ekonomik bölge oluşturabilecek düzeyde birleştirmek anlamında belirtilen kelimenin kullanımı çok daha kısa bir geçmişe dayanmaktadır. Literatürde, Zollverein (Alman Gümrük Birliği) dahil gümrük birliklerine ilişkin olarak ve hatta 1940’lardan önce uluslararası ticaret üzerine yazılan kitaplarda, ekonomik entegrasyonun bugün kullanılan anlamına ilişkin bir kullanım söz konusu değildir. Ekonomik entegrasyon, bugün kullanılan anlamında ilk kez 1947 tarihinde Avrupa’da kullanılmış, ABD’de kullanılmaya 1949 yılında başlanmıştır.

EKONOMİK ENTEGRASYONUN TANIMI

 Ortak bir ekonomik entegrasyon tanımı bu terimi kullananlar tarafından ortaya çıkarılamamıştır. Kindleberger “kapsamı açıklanmadıkça hiçbir anlam ifade etmeyen entegrasyon; işbirliği, düzenleme ve örgütlenme gibi çok heceli bir kelimedir.” demekte ve ekonomik entegrasyonu “üretim faktörleri fiyatının eşitlenmesi” diye açıklamaktadır. Tinbergen ise ekonomik entegrasyonu, uluslararası ekonomik işbirliğini en uygun düzeye çıkarmak olarak tanımlamaktadır.

BALASSA’NIN ENTEGRASYON TANIMI

    Entegrasyon teorisi için önemli bir konumda olan Balassa ise ekonomik entegrasyonu bir çırpıda anlatmak yerine parçalara ayırarak anlatma tarzını benimsemiştir. Balassa’ya göre zayıftan ileri safhasına sıralanacak şekilde bunlar; “ülkeler arasındaki faktör hareketlerine serbestlik tanınması (faktör entegrasyonu), ticareti engelleyen unsurların ortadan kaldırılması (ticaretin entegrasyonu),ulusal ekonomi politikalarının uluslararası ilişkiler lehine uyumlaştırılması (politika entegrasyonu) ve en sonunda hepsinin bir araya gelmesi ile meydana gelen tam entegrasyon tipleridir.” Tam entegrasyon bir seferde ulaşılabilecek bir noktada değildir. Farklı iktisadi yapılardan dolayı, bu son safhaya ulaşmak için, önceki safhalarda başarılı olunması şarttır. Bu durumda safha değiştirirken, geçilecek yeni safhanın gereklilikleri hazırlanmalıdır.

PİYASA ENTEGRASYONU VE GELİŞME ENTEGRASYONU ARASINDAKİ FARK

     Imre Vajda ise ticaret entegrasyonu üzerine yoğunlaşmıştır; öte yandan, dikkat çekmek istediği bir diğer konusu ise piyasa entegrasyonu ve gelişme entegrasyonu arasındaki farktır. Vajda, üretimi talep edilen seviyeyi yakalayacak kadar gelişmemiş endüstrileri uluslar arası seviyeye getirmeyi gelişme entegrasyonundan, bunun yanında da, piyasa entegrasyonundan üyelerin birbirinin satışına mani olmamaları durumunu anlamak gerektiğini vurgulamaktadır.

TEK TİP BİR TANIMLAMA YETERSİZ

     Lipsey de tek tip bir tanımlamanın yetersiz ve uygunsuz olduğunu savunmaktadır. Bunu tanımlamanın zorluğundan kaynaklandığını belirtmektedir. Piyasa ekonomilerinde örneğin ABD ve Kanada gibi, ticaret ve faktör entegrasyonu temel gaye olarak ele alınırken, karma ekonomilerde  (İngiltere ve Fransa gibi) politika entegrasyonu da yer almalıdır; sosyalist ülkeler arasındaki entegrasyonda ise; politik entegrasyon esas alınmalıdır denmektedir.

      Farklı tanımlamalar olsa da uluslararası ekonomik entegrasyon kavramı üzerinde net bir anlaşma yoktur. Buna rağmen iktisatçıların fikir birliğinde olduğu üç nokta bulunmaktadır;

-Esasını iş bölüşümü oluşturmaktadır.

-Ürünlerin, üretim faktörlerinin ve hizmetlerin serbest dolaşımının öngörüldüğü nokta ileri safhalardır.

-Mal, hizmet ve üretim faktörlerinin kaynağa ve gideceği bölgeye bakılmaksızın ayrıcalıksız standart uygulamaya maruz kalmasını kapsar.

ÜÇ ENTEGRASYON TÜRÜ : REEL,PARASAL VE MALİ

   İktisatçılar entegrasyonun değerlendirmesi temelinde de aynı ortak düşünceye sahip oldukları görülmektedir. Üç farklı tür altında incelemesi ortaya koyulmaktadır, bu türler Reel, parasal ve mali entegrasyon olarak sıralanmaktadır. Reel entegrasyon tüm ekonomi faktörlerinin tek bir piyasa haline geldiği, buna karşı parasal entegrasyon döviz piyasalarının entegre olduğu, mali entegrasyon ise maliye ve para politikalarının bütünleştiği birleşme türleridir.

EKONOMİK ENTEGRASYONUN ÖZÜ

        İç ve dış bağımlılık, toplama bakıldığında ekonomik entegrasyonun diğer bütün ekonomik faaliyetler içerisinde özünü oluşturur. Yalnızca bir ülkeye, ülkelerin oluşturduğu gruplara ve bütün olarak dünya geneline uygulanabilir. Ticaret, seyahat, sermaye hareketleri, ödemeler ve göç sınırlandırılmamalıdır ancak bu sayede tam bir ekonomik entegrasyondan bahsedilebilir.

Kaynakça :

1.F.Machlup,  A History of Thought on Economic İntegration ,Economic Integratin,World Wide,Regional,Sectoral,Ed.by.F.Machlup,The Macmillian Press.Ltd.London,1978

2 Emin Ertürk,Ekonomik Entegrasyon Teorisi ve Türkiye’nin İçinde Bulunduğu Entegrasyonlar,Bursa,Ezgi Kitapevi Yayınları,1993

3 Kindleberger,Uluslararası İktisat, Çev.Nejdet Serin, Ankara,1970

4J.Tinbergen,International Economic Integration,Amsterdam,1965

5 Imre Vajda, Integration,Economic Unıons and National State ,Foreign Trade In A Planned Economy,Cambridge, 1971

6Mircan Yıldız, “Bütünleşme Biçimleri ve Avrupa Birliği?”, http://www.academia.edu/7022221/BÜTÜNLEŞME_BİÇİMLERİ_VE_ AVRUPA_ BİRLİĞİ, 16 Aralık 2018.

7 Ahmet İncekara, “Globalleşme ve Bölgeselleşme Sürecinde Nafta ve etkileri”, İstanbul Ticaret odası, Yayın no:195-14,İstanbul,1995

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir