Batı Tüm Gücü İle Yükleniyor

Yaşadıklarımızı; basit hataların yapıldığı, kişisel birtakım ihtiraslar ve zaaflar zannetmeyelim. Türkiye; 2019 yılından bu yana 4. Merkez Bankası başkanını göreve getirdi. 2019 yılında görevden aldığı Merkez Bankası başkanını dün, ayrıca Merkez Bankası başkan yardımcılığından da aldı. Merkez bankası içinde liberalizmi savunan bürokratın çoğunlukta olması doğal. Ancak Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu döneminden kalan bürokratlarda halen etkin görevlerde bu çok önemli. 2019 yılında görevden alınan Murat Çetinkaya, Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan olduğu dönemde atanmış biri. Düne kadar da Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı görevini yapmaktaydı.

Ordu, yargı, dışişleri, iç işleri bakanlıklarında yoğun olarak örgütlenmiş FETÖ elemanlarının, Merkez Bankası başta olmak üzere ekonomi bürokrasisi içinde yerleşmemiş olmaları mümkün değil. Ayrıca ekonomi, mesleki olarak, NEOLİBERALİZMİN GENİŞ KESİMLERİ TESLİM ALMIŞ OLMASI NEDENİYLE saklanmaya  daha müsait bir zemin hazırlıyor.

Ekonomi de milli politikalar izlemek, neoliberalizmin derinlerde yuvalanması nedeni ile daha zor oluyor.

Karşınızda fiziken PKK ya da FETÖ yok. Dövize muhtaçsınız. Tek bildiğiniz, faiz vererek yabancı yatırımcıyı içeride tutmak. Başka bir yol gösteren, asla size tercih olarak sunulmuyor. Düşünmeniz mümkün dahi değilken, eski bir hazine müsteşarı, siz liberalizmden dönmeyeceğim diye avaz avaz bağırırken, sakın ola ki “SERMAYE KONTROLÜ” falan diye düşünürsün diye, seni korkutmaya çalışıyor.

Yeni atanan Merkez Bankası başkanı. “Öyle faiz indirmek gibi bir niyetimiz yok” diyor, ama karşısındakileri bilmiyor. Merkez Bankası başkanının atandığı cumartesi günü sabahı meşhur fon yöneticilerinden biri açıkça, “GÖRECEK O, DAHA FAZLA FAİZ VERECEK” tehditlerini alenen söylemekten çekinmedi. 

Bizim liberal borazanlarımız “AH AH YAPISAL DEĞİŞİKLİKLERİ YAPMIYORUZ. BAKIN DAHA BAŞIMIZA NELER GELECEK” tehditlerini tekrar piyasaya, en yüksek perdeden sürüyor.

Yapısal değişikliklerin ne olduğunu çok net ve açıkça biliyoruz.

  • SELAHATTİN DEMİRTAŞ’A ÖZGÜRLÜK
  • OSMAN KAVALA’YA ÖZGÜRLÜK
  • KIBRIS’TAN TÜRK ASKERİ ÇEKİLSİN.
  • KUZEY IRAK VE SURİYE’DEKİ TÜRK ASKERİ ÇEKİLSİN.
  • HAPİSTEKİ FETÖ VE PKK’LILAR SERBEST BIRAKILSIN.
  • DOĞU AKDENİZ’DE Kİ TALEPLERİNİZDEN VAZGEÇİN
  • İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ KABUL EDİN.
  • HDP KAPATILMA DAVASINDAN VAZ GEÇİN.
  • S-400’LERİ ÇÖPE ATIN

Yukarıda yazdığım maddelerin hangisini Türkiye’ye kabul ettirebilirler.

HİÇBİRİSİNİ

O zaman YAPISAL REFORMLAR YAPILABİLİR Mİ? HAYIR.

O zaman ne yapacağız. 1930 yılında Türk Parasını Kıymetini Koruma yasasını çıkardığımız gibi düşünüp, öyle davranacağız.

ONLARIN NİYETİ BİZİ DÜZLÜĞE ÇIKARMAK DEĞİL.

LİBERALİZM; TÜRKİYE’NİN DÜMENİNİ VE GELECEĞİNİ EMPERYALİZME TESLİM ETMEKTİR.

20 ŞUBAT 1930 TARİHİNDE KABUL EDİLEN 1567 SAYILI TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDAKİ KANUNUN DÜZENLENDİĞİNDE DE, O ZAMANIN REZERV PARASI İNGİLİZ STERLİNİ “1929 MAYIS AYINDA, 1 İNGİLİZ LİRASI 998 KURUŞ İKEN, 8 ARALIK 1929 ‘DA 1086 KURUŞA KADAR ÇIKMIŞTI”

O dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün 11 Aralık 1929 tarihinde mecliste yaptığı konuşma, bugün dahi bize pek yabancı gelmiyor. Bu konuşmanın sonucunda Türkiye kambiyo rejimini kontrollü hale getirmiştir.

“Menfi tesiratın

hepsinden mühim olmak  üzere para tenezzülünün

ruhlarda uyandırdığı endişeyi,

buhranı zikretmeliyim Masum ruhlar

kendi 10 lirasını tehlikeden kurtarmak

için döviz tedarikine kalkmışlar ve herkesin

ayni telâşı ile kendi 10 lirasını değil,

evini, dükkânını, tarlasını, istikbalini tehlikeye

atacağını farkedemez olmuşlardır.

Kötü niyetli ve imansız olanlar için meydan

zehir saçacak tam bir fırsat gösteriyordu.

(Devletin mübayaa ihtiyacı ileride

daha fazladır, devlet paranın kıymetini

tutabilmek için bütün servetini sarfetmiştir,

hükümet millî parayı düşüre düşüre

sıfıra yaklaştıracak sonra az bir bedel ile

parayı piyasadan toplayıp Devlet Bankası

açacak ve yeni para çıkaracak) gibi

şayialar herkesi parayı atmağa teşvik edi

yordu. Şüphe yoktur ki: Millî paranın ruhlarda husule gelen emniyetsizlik ve

buhrandır.

Bu da konuşmanın son paragrafı

Bu kürsiden millet vekillerinin huzurunda

kat’î kanaatle beyan ve ilân ederiz

ki millî parayı muhafaza edenler asla

kaybetmiyecekler behemehal kazanacaklardır.

YİNE BENZER GÜNLERDEYİZ. TÜRKİYENİN 1930’da EMPERYALİZME VERDİĞİ CEVABI TEKRAR GELMEK ÜZEREDİR.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir