KAMU EKONOMİSİNDE OYUN TEORİSİ UYGULAMALARI

Giriş

Çalışmamız, oyun teorisinin kamu ekonomisinde kullanımına dair örnekler sunup, sonuçlar çıkarılması üzerinedir. Kamusal tercihler oyun teorisi ile temellendirilecektir. Kamusal tercihlerin iki önemli tartışması olan kolektif faaliyet ve toplam tercih sorununa oyun teorisi üzerinden bakıp, çıkarımlarda bulunulacaktır. Düzen, kurallar ve kuralların rasyonelliği tartışılıp Pareto etkinliği için yönelim belirlenecektir. Büyük ölçüde mahkum açmazı tipi oyun üzerine yoğunlaşarak işbirliği için bireylerin davranışlarının kurallarla nasıl yönlendirilebileceği ifade edilecektir. Her oyunun, bir çelişki/karşıtlık barındırdığı gerçeğiyle hareket ederek, çelişkilerin çözümü işaret edilecektir.

Kurallar değerlidir,
 bize diğer yollarla daha pahalıya sağlanacak olan bilgiyi sağlarlar
.

1.Oyun Teorisi

Oyun teorisinin, kısaca davranışların karşılıklı etkileşimini incelediğini söyleyebiliriz. Bunu yapabilmek için belirli koşullar ve kısıtlar altında bir oyun kurulur ve oyuncuların kararlarına göre elde edecekleri fayda/zarar matrisi oluşturulur. Hâkim iktisadi anlayışın tüm bireyleri rasyonel kabul ettiğini biliyoruz. Burada da tüm oyuncuları rasyonel olarak kabul edip, maksimum kar/minimum zarar odaklı hareket edildiğini var sayıyoruz. Basit şekilde anlayacağımız üzere oyun için en az iki oyuncu gereklidir.

Oyun, oyuncuların bu rasyonalite çerçevesinde nasıl hareket edebileceğine dair tüm olasılıkların bir matrise dökülmesiyle elde edilir. Yani aslında bir sosyal etkileşimi matematiksel düzleme aktarmaktadır. Bu bağlamda iktisat biliminde büyük önem arz etmektedir. Fazla sayıda iktisatçı tarafından oligopol piyasa incelemelerinde kullanılmaktadır. Tam rekabet piyasaları gerçekçi bulunmadığından, gerçeğe daha yakın olan oligopol piyasa incelemelerinde özellikle firmalar arası rekabetin karar alma süreçlerini de etkilediğini göz önüne alırsak oyun teorisi çokça kullanılmaktadır. Fiyatlandırma, ürün farklılaştırma, reklam vermek/vermemek gibi örneklendirebiliriz.

Modern oyun teorisinin kurucuları Von Neumann ve Morgenstern temel eserlerinde amaçlarını, “sosyal bir ekonomideki katılımcılar açısından rasyonel davranışı tanımlayan ve o davranışın genel niteliklerinden çıkarılan tümel ilkelerin matematiksel olarak bulunması” olarak açıklamışlardır. Böylece oyun teorisinin bu kurucuları, ekonomideki rasyonel davranışları göz önüne alarak, oyun teorisini rasyonel tercih bilimi olarak kabul etmişlerdir.

Terminoloji

Oyunların temsil ettiği durumlar üç biçimdedir; işbirlikçi (cooperative) oyun, işbirliği olmayan (non-cooperative) oyun ve karma-güdülü (mixed-motive) oyun. İşbirlikçi oyunda sonuç, oyuncuların hem kararlarının hem de çıkarlarının çakışmasına bağlıdır. İşbirlikçi oyunda oyuncuların diğer oyunculara kendi niyetlerini belirtmesi gereklidir. İşbirliği olmayan oyunda oyuncuların çıkarlarının tam olarak zıt olması durumunda oyuncular niyetlerini birbirinden gizlemektedir.

Eğer bir oyuncunun kazancı diğer oyuncunun kaybına eşitse bu tür oyunlar sıfır-toplamlı (zero-sum) oyunlardır. Bir oyuncu kazanırken diğeri kaybeder. Sıfır-toplamlı olmayan oyunlarda oyuncular birlikte kazanır veya kaybeder. Eğer oyuncuların çıkarları eşzamanlı olarak kısmen zıt ve kısmen ortak ise bu tür oyuna karma-güdülü oyun adı verilmektedir.

Oyuncular herhangi bir oyunun iştirak eden ve bağımsız karar alan birimleridir. Oyuncular bireysel kişiler, organizasyonlar ve bazı durumlarda doğanın kendisi olabilmektedir. Çalışmamız, kamusal tercihler bağlamında olduğu için rasyonel bireylerin davranışlarını ele alan işbirlikçi oyun tipi üzerinde duracağız.

2.Kamu Tercihi Teorisi

Kamu tercihi (public choice), kamu kesiminde karar alma ve tercihleri analiz eden yeni bir ekonomi disiplinidir. Daha öncesinde yalnızca özel kesimdeki üretici ve tüketicilerin kararları ve tercihleri analiz edilmiştir. Kamu tercihi disiplini ise özel kesim dışında kamu kesiminde karar alma ve tercihleri analiz ederek ekonomi bilimine bir yenilik getirmiştir. Kamu tercihi, nihayetinde siyasal karar alma sürecini ele alan bir disiplin olması nedeniyle incelediği konu politikadır. Bu açıdan kamu tercihi disiplininin siyaset bilimi ile çok yakın bir ilişkisi bulunmaktadır. Kamu tercihi disiplini siyasal karar alma sürecini analiz ederken ekonomi biliminde geçerli olan bazı varsayımları a priori olarak kabul eder. Daha açık bir ifadeyle, siyasal karar alma sürecindeki aktörlerin (seçmenler, siyasi partiler, politikacılar, bürokratlar, çıkar grupları) rasyonel oldukları ve özel çıkarlarını maksimize etme eğiliminde oldukları kabul edilir. (Aktan, C.C. & Bahçe, A.B. 2013)

Çalışmamızda önemli dayanaklarımızdan birisi olacak olan Mueller ise kamu tercihi için “piyasa-dışı karar almanın ekonomik disiplini” tanımlamasını yapmıştır.

3.Düzen İhtiyacı ve Kurallar

Sosyal bir varlık olan insan, etkileşim halinde olmadan yaşayamaz. Etkileşimin etkilerini incelediği için de oyun teorisi hayata dokunmaktadır ve toplumsal pratikten beslenmektedir. İnsanlık var olduğundan beri, hem doğal hem de toplumsal çelişki hayatın gerçeğidir. Her çelişki aynı zamanda bir karar alma mecburiyeti barındırır. Çelişkinin taraflarına, derinliğine göre etkisi değişmekle birlikte doğanın ve insanlığın ilerleyişi hep çelişki çözerek olmuştur. Tarihte bir bireyin yalnız başına yaptığı bir tercihle toplumsal ilerleme yaşandığı görülmemiştir. Benim tek başıma gelir dağılımının adil olmasını istemem hiçbir şey ifade etmez. Bunu herkesin istemesi gerekir. Bireysel değil; genel, kamusal tercihin bu yönde olması gerekmektedir.

Tarihsel anlamda bakarsak, bugünün gerçekliğini oluşturan şeylerin, binlerce yıl önceki kolektif tercihler ile şekillendirildiğini görebiliriz. Birbirinin ardılı olarak sıralarsak; tarımın keşfi, yerleşik hayata geçiş, tarımsal üretimde ilerleme, özel mülkiyet ve artı değer elde edilmesi. Mülkiyet ve artı değer insan hayatına kabaca bu sıralamayla girmiştir ve bu durum toplumsal düzen sağlanması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bunun için gereken kurallar bütünü olan anayasa yazılmış ve onu yürütmekle görevli olan devlet örgütlenmiştir. Şu an hayatımızın en önemli parçalarından birisi olan anayasa, aynı zamanda bir toplumsal sözleşmedir. Ortakça belirlenen sözleşmenin uygulanmasından sorumlu otorite olduğu için, devlet de ortak akıldır. Kurallar ve dolayısıyla devletin müdahalesinin gerekliliğini bir mahkumlar açmazı oyunu ile örneklendirecek olursak;

Söz gelimi A kişisi buğday, B kişisi sığır yetiştiricisi olan iki kişilik bir toplum olduğunu düşünelim. Bu durumda iki birey de ihtiyaçlarını birbirlerinden karşılamak zorundadır. İki bireyin önünde de iki seçenek vardır. Birincisi mübadele yöntemiyle alışveriş yapabilirler. İkincisi ise birbirlerinden çalarak ihtiyaçlarını giderebilirler. Matris 2.1’ de söz konusu oyunu inceleyebiliriz. (Dennis C. Mueller, 2003)

Matrise göre oyunu ilerlettiğimizde her iki birey için de dominant stratejinin çalmak olduğunu anlıyoruz. Sonuç olarak üçüncü bölümde (8,8) Nash dengesi oluşuyor. “Nash dengesi, her oyuncunun stratejisinin diğer oyuncuların stratejilerine en uygun cevap olduğu stratejiler profilidir.” (Fudenberg & Tirole, 1993: 11) Bu durum toplumsal refahı düşürmektedir. Oysaki toplumsal refahın maksimize olduğu alan, ikisinin de çalmamayı tercih ettiği 1 numaralı alandır. Bu durumda 2 kişilik bu piyasa kendi haline bırakıldığı zaman sonsuza kadar Pareto-etkinliği sağlayamaz. Pareto etkinliği en kısa haliyle, herhangi bir bireyin faydasını azaltmadan, başka bir bireyin faydasını arttırabilmek durumudur. Oyunu ne kadar tekrarlarsak tekrarlayalım bu varsayımlar altında bireyler her seferinde çalmayı tercih edecektir. Piyasa başarısızlığı söz konusu olmaktadır. Bu sürecin bir kargaşaya yol açacağı şüphesizdir. Dolayısıyla devlet bunu gidermekle görevlidir. Bireylerin kararının 1 numaralı alanda kesişmesini sağlayacak bir kural koyulmalıdır.

Örnekten de anlayacağımız üzere klasik iktisat teorisinin “laissez faire-bırakınız yapsınlar” sloganı üzerine kurulu olan piyasa görünmez el tarafından yeniden düzenlenir ve dengeye kavuşur teorisi bu pratik ışığında yanlış oluyor.

4.Kamu Ekonomisi – Piyasa Başarısızlığı

Kamu ekonomisinin ilgilendiği en önemli şey piyasa başarısızlığıdır. Devletin ekonomide hangi ölçüde ve neden var olması gerektiği üzerine çalışır. Kamusal mal ve hizmet üretiminin serbest piyasaya bırakılmasıyla oluşacak başarısızlığı gidermek için mevcut araçlar vasıtasıyla devletin ekonomiye katılımı sağlanır. Bu bağlamda ikinci başlıkta da söz ettiğimiz gibi oyun teorisi bu katılımın gerekli olduğu üzerine sonuçlar vermektedir.

Pareto etkinliği olmayan bir piyasa arzu etmediğimize göre, bireylerin tercihlerini belirli yönlendirmelerle kısıtlamalıyız. Tam kamusal olarak ifade ettiğimiz, herkese eşit miktarda sunulması hayati olan mal ve hizmetlerin üretiminin, bireylerin tesadüfi kararlarına veya iyimserliğine bırakılması mümkün değildir. Nitekim bırakıldığı takdirde her birey kendi çıkarını önceleyen kararlar alarak piyasayı etkin olmaktan alıkoyacaktır. Bu doğrultuda ulusal güvenlik, temiz hava, su ve gıda erişimi gibi faydası birey başına bölünemeyecek – pure public- olan mal ve hizmetler devlet kontrolünde sunulmaktadır.

İncelememize kamu ekonomisinin daha yakından ilgilendiği vergilendirme ile devam edelim. Vergi beyan oyunları genel anlamda mahkum açmazı oyununu ifade eder. A ve B kişilerinin vergiden kaçmak ve kaçmamak olmak üzere iki seçeneği vardır. Mülkiyete saygı oyunundakine benzer şekilde burada da A ve B’nin dominant stratejisi vergiden kaçmaktır. Bu durumda D (1,1) noktasında Nash dengesi oluşacaktır. Oluşan denge toplumsal refah açısından en az faydalı olan noktayı ifade etmektedir.

Bu bağlamda vergiden kaçmanın maliyetini arttıracak bir takım düzenlemeler zorunlu hale gelmektedir. Çalışmamızın özünü oluşturan bireylerin, toplumsal refahı en üst düzeye çıkaracak olan kararda ortaklaşmalarını sağlayacak önlemler alınmalıdır. Örnek matrisimizde bu nokta A noktasıdır. Eğer vergiden kaçmanın maliyeti, vergiden kaçmadığımız durumdakinden daha fazla olursa rasyonel davrandığını var saydığımız A ve B kişileri mecburen A(2,2) noktasında buluşacaklardır. Vergi kaçırma ve vergiden kaçınma durumlarına önleyici tedbirler ve cezai yaptırımlar uygulanarak bireyler A noktasında karar almaya yönlendirilir.

5.Piyasa Başarısızlığı Açısından Kurallar ve Yaptırımlar

Bu bölüme kadar iki mahkum açmazı oyunu üzerinden düzensizliğin refah kaybına sebep olduğunu söyledik. Her iki örneğin de mahkum açmazı olması tesadüf değil. Devlet olmaksızın çözülmesi en zor olan oyun biçimi budur. Çünkü bireyler, diğer oyuncuların işbirliğine gittiğinden emin olamazlar. İşbirliğine gittikleri takdirde karşı tarafın işbirliğine gitmeme durumunda daha fazla kayıp yaşayacaklarını bildikleri için her zaman geri çekilmeyi tercih ederler. Nash dengesi bir bakıma bu yüzden sağlanmaktadır. Yani karşılıklı işbirliğine gidileceğinin garantisi olmadığı için birey kendisini olası büyük maliyetten kurtarmak adına bu kararı alır. Klasik mahkum açmazında olduğu gibi, diğer mahkumun itiraf etmeyeceğinden hiçbir zaman emin olamadığı için, kendisi de itiraf etmeme kararını alamamaktadır.

Bunu kamu ekonomisine uyarladığımız zaman ise karşılaştığımız şey kurallar oldu. Eğer diğer oyuncuların davranışlarına dair ortak bir sözleşmemiz varsa hepimiz aynı kararı almaktan çekinmeyiz. Bu noktada devlet hem bir arabulucu, garantör hem de otorite olarak devreye girmektedir. Bu görevi itibariyle devlet, oyunculara diğer oyuncuların hamleleri hakkında doğru bilgi sunulmasına önderlik etmiş oluyor. Örneğin, vergi kaçırmanın cezasının olduğu ve devletin bunun denetleyicisi olması durumu her oyuncu için, kendisi dışındaki oyuncular hakkında net bilgi sağlar. Birbirlerinin rasyonel davranacaklarını zaten bildikleri için, vergi cezasına katlanmayacaklarını karşılıklı olarak bilmektedirler. Bu durumda hiçbir oyuncu vergi kaçırma seçeneğini seçmeyecektir.

 Mülkiyete saygı ve vergiden kaçma oyunlarında piyasanın kendi kendine Pareto-etkin hale gelemeyeceğini gördük. Kamu ekonomisi alanında merkezi önemde olan piyasa başarısızlığına dair, etkinlikten sonra ikinci önemli konu ise negatif dışsallıklardır. Bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım:

Motorlu taşıtlar genel itibariyle piyasa tarafından karşılanmaktadır. Firmalar ve hane halkı bu piyasayı çeşitli koşullarda dengede tutuyorlar. Motorlu taşıt kullanımının negatif dışsallığı olan çevre kirliliği ve trafik sıkışıklığı, bütün toplumu ilgilendiren bir sorun olmakla birlikte bunun üstesinden gelmek için alınacak önlemlerin maliyetini karşılamaya gönüllü bir piyasa aktörü bulamıyoruz.

Eğer herkes işine arabayla değil de otobüsle gitse trafik yoğunluğu kısmen azalabilir ya da herkes gönüllü olarak arabasına filtre taktırsa hava kirliliği önlenmiş olur. Fakat gönüllü olarak yapılacak bu işler maliyet gerektirir ve kimse bu maliyetlere katlanmak istemez. “Bu yüzden devletin, araçların egzozlarına filtre takılması konusunda kanun çıkartıp yaptırım uygulaması gerekmektedir.” (Mc Lean, 1987: 22).

Trafik kuralları ile ilgili bir örnek vererek, kurallar ve düzenin önemini anlamak için devam edelim:

İki tren, istasyonun yan yana bulunan platformlarına henüz gelmiştir. A isimli kişi trenlerden birindedir ve diğeri hareket etmeden önce hızlı bir şekilde aktarma yapmak istemektedir. B isimli kişi de diğer trendedir ve A’nın ayrıldığı trene aktarma yapmak istemektedir. İki platformu bağlayan tek şey, bir köprüdür ve köprü, iki kişinin üzerinden güvenle geçmesine yetecek kadar geniştir ancak bu iki kişinin, köprünün farklı taraflarını kullanmaları şartıyla. Zaman kısıtlaması altında ne A’nın ne de B’nin, köprünün hangi tarafını kullanacakları yönünde sözle ya da eylemle iletişimde bulunma fırsatı vardır. Bu durumda, hem A’nın hem de B’nin, karşılıklı olarak gözlemlemesini ve öğrenmesini sağlayacak, iyi yapılandırılmış bir kural mevcutsa, her ikisi de başarıyla trenlerine yetişebilirler. “Eğer böyle bir kural yoksa veya taraflardan biri yanlış bilgilendirilmişse A ve B çarpışacak ve her ikisi de trenlerini kaçıracaktır.” (Brennan and Buchanan, 1981: 45; Brennan and Buchanan, 1985)

Bu durumu aşağıdaki şekildeki işbirlikçi olmayan oyun matrisi şeklinde gösterebiliriz. Her oyuncunun iki stratejisi vardır-sol ya da sağ. Her bir sonuca verilen değerler, matrisin hücrelerinde gösterilmiştir.

       

Mahkumlar açmazı oyunundan farklı olarak, bu oyunda hiçbir oyuncunun baskın stratejisi yoktur. Simetrik kazanç ve kayıplar vardır. Her iki oyuncu da rakibinin kararını veri alır. B oyuncusu sağdan giderse, sağdan gitmek A oyuncusunun menfaatinedir; B oyuncusu soldan giderse, soldan gitmek A oyuncusunun menfaatinedir. Dolayısıyla A oyuncusunun en iyi stratejisi, B oyuncusu sağdan giderse, sağdan gitmek; B oyuncusu soldan giderse, soldan gitmektir. Aynı durum B oyuncusu için de geçerlidir. Bu oyunun, her iki oyuncunun da sağdan yahut her iki oyuncunun da soldan gittikleri iki Nash dengesi vardır. Bu durumda oyunun dengeye ulaşması için oyuncular arasında bir eşgüdüme ihtiyaç vardır. Bu da hiç şüphesiz ki trafik kurallarıdır.


Sonuç

Düzen için kurallar zorunludur. Toplumsal yaşantıyı düzene sokmadan toplumsal refahın maksimum hale getirilmesi mümkün değildir. Mahkum çıkmazı oyun tipi ile rasyonel bireylerin davranışları incelendiğinde karşılıklı işbirliği dışındaki seçeneklerin toplumsal refahı maksimize edemediği görülmüştür. İşbirliğini sağlamak adına oyuna bir otorite tarafından kural koyulması ve bu kuralın uygulanması için yaptırım sağlanması gerektiği anlaşılmıştır. Özellikle tam kamusal mallarda piyasa başarısızlığının kesin olduğu, bu kapsamdaki mal ve hizmetlerin devlet tarafından sunulması gerektiği saptanmıştır.

Rasyonel bireylerin davranışlarını, çeşitli kurallarla maliyeti arttırarak değiştirmek mümkündür. Vergi kaçırmak/kaçırmamak örneğindeki vergi kaçırmanın maliyetini ceza ile arttırdığımızda kararın doğrudan değişeceği açık şekilde görülmüştür. Trafik kuralları örneğinde de işbirlikçi olmayan oyunda bile eşgüdüm sağlanma ihtiyacı olduğu açığa çıkmıştır. Klasik iktisadın  “görünmez el” teorisinin piyasa başarısızlığını ortadan kaldıramadığı anlaşılmıştır.

Güncel

Yazımızın kaleme alındığı tarihte dünya genelinde bir salgın hastalık yaşıyoruz. Bu süreç kuralların önemi bir kez daha pratikte kanıtlamıştır. Hastalığın yayılma hızını azaltmak adına alınan tedbirlere herkes uyarsa, refahımız hep birlikte artacak. Uymamayı tercih edenler, sadece kendilerini değil, tüm toplumu etkileyecekler. Bu tercihi yapmamaları için 3150 TL idari para cezası şu an yürürlükte. Vergi kaçırmak/kaçırmamak örneğindeki matrisin bir benzeri bu güncel durum için de kurulduğunda aynı sonuçlara varacağımız şüphesizdir. Aynı şekilde piyasa başarısızlığı sağlık sektöründe de görülmüş; tıbbi maske, dezenfektan, kolonya vb. ürünlerin arzına dair devlet tarafından müdahaleler yapılmıştır. Özel hastanelere Covid-19 testlerinden ücret alınmama talimatı verilmiştir. Tüm bu yaşadıklarımız piyasa başarısızlığına dair örnek teşkil etmektedir.

Salgın sebebiyle Covid-19 test talep eğrisi hızla sağa kayacaktır ve fiyat esnekliği de düşük olacaktır. Bu bağlamda rasyonel davranacak olan özel hastaneler maksimum kar elde edebilmek için birbirlerinin hamlelerine göre hamle yapacaklardı. Bu doğrultuda diğer örneklerimizde de görüldüğü gibi piyasa başarısızlığı oluşacaktı ve yeterince insan ulaşması gereken sağlık hizmetine ulaşamayacaktı. Alınan çeşitli önlemler ile kısmen bunun önüne geçilebilmektedir.

Kaynakça

Aktan, C.C. & İ. Ö. Sanver & M. R. Sanver. (2006). “Oyunlar, Kurallar ve Düzen, -Oyun Teorisi Perspektifinden Kuralların Rasyoneli

Forte, F. (1996), “Development of Game Theory and of Public Choice : An Interaction”.

Dennis C. Mueller (2003), Public Choice III, Cambridge University Press

Aktan, C.C. & Bahçe, A.B. (2013), Kamu Tercihi Perspektifinden Oyun Teorisi, Hukuk ve İktisat Araştırmaları Dergisi, Cilt 5,Sayı 2

Forte, F. (1996), “Development of Game Theory and of Public Choice: An Interaction”. J. C. Pardo & F. Schneider (Ed.). Current Issues in Public Choice. London: Edward Elgar Publishing Limited.

McLean, I. (1987), Public Choice –An Introduction-, Oxford: Basil Blackwell.

Brennan, G. and J. M. Buchanan (1985), The Reason of Rules, Constitutional Political Economy, Cambridge: Cambridge University Press.

Fudenberg, D. & J. Tirole (1993), Game Theory, MIT Press, Third Edition, Cambridge, Massachusetts, U.S.A.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir